|
Şair tam da günümüz insanları için söylemiş adeta. ''Aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yeyin beyler,, Ben derim ki ''Allah ölülere duyuramazsın, duyuramaznınız,, engeli malum olmasaydı şaire ''yeyiyor-lar hem de aksırıncaya, tık-sı-rın-ca-ya kadar değil; yularları Siyonistlerin eline geçinceye kadar, yularları amerkanın da eline geçinceye kadar, yularları sılo babanın eline geçinceye kadar yediler diye duyuracaktım.
Yediler, evet yediler. Yularları ''baba,,nın eline geçinceye kadar yediker. Yularları siyonizmin eline, Yularları mosadın eline, yularları nazilerin eline geçinceye kadar yediler. Yularları sahtekar sarıklı yalancıların eline, yularları masacıların, kasacıların, nisacıların eline, yularları körfezin haça secde eden sahtekar oligarşik efendilerinin eline geçinceye kadar yediler. Yularları amerikanın, barossonun,sorosun, imefe vampirinin, müstekbirlerin, tağutların ve zamanın gayr-ı meşru çocuğu devletlerin ellerine geçinceye kadar yediler.
VAY YEMEK VAY sen neymişsin be! Neredeyse çoklarının yularları eline geçti senin. Sana müjde ey yemek. Seni ak-sı-rın-ca-ya, tık-sı-rın-ca-ya kadar yiyenleri deve eyledin, fil eyledin.
Yediler de yediler. Kur-an'ı Mübini terk edinceye, mehcur edinceye, mezarlık kitabı edinceye kadar yediler. Kur-an'ı kalblere, dört duvar arasına sıkıştırıncaya, bezden kılıf denen DAR AĞAÇLARINA asıncaya kadar yediler. Elleri yetim sofralarına uzanıncaya, miskinlerin meskenine uzanıncaya kadar mustazafları çöplüklerde geçim aramaya sürünceye kadar yediler. Kudüsü, Medineyi, Dıyarbakırı, Bağdatı, Kahireyi, Saraybosnayı, Gırozniyi, Gazzeyi, Kurtubayı, Kayseriyi, Şamı, Yemeni zalimlere, zorbalara, gasıplara, diktatörlere, habis ve menhus ruhlulara rehine edinceye kadar yediler. Yeyiyorlar da tamam doyduk, yeter demiyorlar.
Yediler... Yularları ergenekoncuların eline geçinceye kadar yediler. Yularları hurafeci efendilerin, düzmececi, uydurmacı, gözboyamacı, rezil büyücü, serseri lafazancıların eline geçinceye kadar YE-Dİ-LER...
Yediler... Turası, mirası hubben cemmen yediler... İpleri ahlakın, erdemin, nezaketin, faziletin, yükseksecyenin elinde değil! Akılları Rahman'a, vahye, Kur-an'a, rasüle müsellem değil. Çünkü aklını Rahmana, Kur-an'a, rasüle teslim edenler ''işittik ve itaat ettik.- Asla başkasını dinlemeyeceğiz, başkasına itaat etmiyeceğiz- bizleri gözet,, derler. Yularları yeyici hevanın, tekasürün, hümeze-lümeze
nin, fahişe batı'nın, iffetsiz liberalizmin elinde olanlarsa ''bizi güt,, diyorlar. Rasüle ve mü-minlere alay ediyorlar. Tıpkı firavun gibi, iblis gibi,ebuleheb gibi, ebucehl gibi,müslümanlara '' yarasa,, diyenler, ''göbeğini kaşıyanlar,, diyenler gibi. Ama sonuçta musalla taşında yularlarının müslümanların elinde, sonlarınınsa Rahmanın elinde kalacağını düşünmeden, idrak etmeden...
Güdülen sürülerin yularları kimin elinde? Emperyalist liberal ve renksiz laisist kılavuzların peşine takılanların burunları, ağızları nerede? Kendince esaslı inançlarından saydıkları deccalın sofralarına yularlarından çektirilip oturtulanlar K İ M L E R! ?
Hurafelerle, medyumlarla, yogalarla, sporlarla, reklamlarla, filmlerle, dizilerle, izmlerle, sözümona aydınlarla, medyatizmlerle, magazinlerle, gayri safi gelirlerle AL-DA-TI-LAN-LAR KİM-LER? Kim kimi yularlamış? Kim bina okur DÖNER DÖNER GENE OKUR?
AK-SI-RIN-CA-YA KA-DAR, TIK-SI-RIN-CA-YA KA-DAR yiyenler kim? Yedikleri kimin? Bakıp da görmeyen kim? ALLAHIM, RABBİM ben sana kimleri şikayet edebilirim ki
Yiyenleri mi yenilenleri mi? |